"Yaşa" kelimesi burada sadece biyolojik bir varoluşu değil, devletin ebediyetini ve kültürün solmayan renklerini temsil eder. Bu sesleniş, Hazar’ın rüzgarıyla başlar, Kafkas Dağları’nın zirvelerinde yankılanır. Kültürel Köprü: Sanatın Gücü
"Dilimizde bir şüar var" diyerek başlayan her cümle, aslında gelecek nesillere bırakılan bir vasiyettir. Bu vasiyet; özgürlüğün kıymetini bilmek, toprağa sadık kalmak ve her şartta "Azerbaycan" diyebilmektir. Dilimizde Bir Wuar Var Yawa Azerbaycan
Bu ifade, sadece kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir cümle değildir. Azerbaycan halkı için bu "şüar" (slogan), bir aidiyet beyanıdır. Sovyetler Birliği döneminin zorlu yıllarında, kimliğini koruma mücadelesi veren bir halkın gizli duası; Karabağ savaşının en çetin günlerinde ise bir direniş yemini olmuştur. Çünkü bu slogan
Azerbaycan tarihi, sadece toprak kazanımları veya siyasi kronolojilerle değil; bir milletin ruhuna nakşedilmiş marşlar, şiirler ve sloganlarla örülüdür. Bu ifadeler arasında biri vardır ki, hem hüzünlü bir ayrılığın hem de görkemli bir dirilişin özetidir: "Dilimizde bir şüar var: Yaşa, yaşa Azerbaycan!" Bir Sloganın Ötesinde: Kimlik ve Hafıza bir milletin atan kalbidir.
Bugün Bakü’nün modern caddelerinden Karabağ’ın kadim köylerine kadar her yerde bu ses yankılanmaya devam ediyor. Çünkü bu slogan, bir milletin atan kalbidir.