Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet Online

Moderatör söze başladı: "Bugün tabağınızdakini değil, o tabağı dolduran duyguyu konuşalım."

Seans biterken moderatör bir ödev verdi: "Bu hafta acıktığınızda kendinize sorun; aç olan midem mi yoksa şefkat bekleyen kalbim mi?" Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet

Yanındaki yaşlıca adam, Mehmet Bey, yavaşça başını salladı. "O kuyuya ben 'yalnızlık' diyorum Selin Hanım. Emekli olduğumdan beri buzdolabının kapağı benim tek sırdaşım oldu. Acıktığım için değil, sessizliği bozmak için çiğniyorum." O an odadaki hava değişti

Selin odadan çıkarken su şişesini o kadar sıkı tutmuyordu. İlk defa, tabağını doldururken kendisini de beslemeyi deneyecekti. Çünkü zayıflamak bir rakam meselesi değil, kendiyle barışma hikayesiydi. Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim

O an odadaki hava değişti. Selin, suçluluk duygusunun paylaşıldıkça hafiflediğini hissetti. Psikodiyet seansı ilerledikçe, tabağındaki her lokmanın bir hatıraya, bir öfkeye ya da bastırılmış bir hayale denk geldiğini keşfettiler: Midenin değil, ruhun bağırmasıydı.

Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim, yoksa üzerine bir sosyal medya serisi mi kurgulayalım?